Konum > Anasayfa / Genel / KEY itirazı için belgeye gerek yok

| Abone olun, haberiniz olsun RSS

KEY itirazı için belgeye gerek yok

15 Ağustos 2008 Kategori: Genel

uzmanı Ali Tezel, ’le ilgili itirazda bulunacak kişilerden belge istenmesinin “abesle iştigal” olduğunu söyledi

Yardımı () ödemelerinde tartışmalar bitmiyor. Emlak Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, itiraz dilekçelerinin ekinde mutlaka belge olması gerektiğini söylüyor.

uzmanı Ali Tezel ise ömrü boyunca bu belgeleri görmeyen kişilerden dilekçelerinin ekinde belge istemenin “abesle iştigal” olduğunu söyledi. Emeklilerin ’le ilgili sorunlarına açıklık getiren Tezel, Sayın’ın “görsel veya yazılı basında uzman adı altında bilir bilmez konuşan kişilere inanmamaları” sözlerine de karşılık verdi. ödemesi olarak adına 58 YTL çıkan Tezel de itiraz edecekler arasında.

Tasfiye halindeki Emlak Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, Anadolu Ajansı’nda yer alan açıklamasında, ’de aradığını bulamadıkları için kendilerine başvuran hak sahiplerine seslenerek şunları söylemişti: “Vatandaşlar, Emlak Bankası’na kadar gelip yorulmasınlar ve zamanlarını harcamasınlar, telefon etmesinler. Kendilerine istedikleri bilgiyi veremediğimiz için üzülüyoruz.”

Sayın, ayrıca vatandaşları, “görsel veya yazılı basında uzman adı altında bilir bilmez konuşan kişilere inanmamaları” konusunda uyararak, “doğrusu bizim söylediklerimizdir” diye konuşmuştu.

Önce yeni Yasası, ardından da ’le ilgili açıklamalarıyla kamuoyunu bilgilendiren uzmanı Ali Tezel, Sayın’ın sözlerine şöyle karşılık verdi:

SAYIN’A YANIT: GÜVENLİK KONUSUNDA UZMANIZ

“Aslında kastedilenin direkt olarak ben olup olmadığım konusunda Zeki Sayın’a sormak isterdim ama, biz Müşavirleri Derneği üyesiyiz. konusunda uzman, ehil kişileriz. Zeki Sayın’ın bugün yaptığı açıklamanın tamamını biz aylardır söylüyoruz: “Emlak Bankası Yönetimi A.Ş’ye gitmeyin, Emlak Bankası A.Ş’ye liste bildirme yetkisi olan kamu kurum ve kuruluşları ile, özel sektör çalışanlarına Kurumu’na gidin” diyoruz. Sayın da aynı şeyi söylüyor, ’28 Ekim 2008’e kadar bu kurumlara müracaat edin, bu kurumlar da iki ay içinde 28 Aralık gününe yani ikinci listeleri gönderecekler’ diyor. Biz de Zeki Sayın söylemeden önce, altı aydır bu listelerin 31 Temmuz’a kadar açıklanacağını, açıklandıktan sonraki üç ay içinde itiraz süresi olduğunu, itiraz süresinden sonraki iki ay içinde de kurumların listeleri Emlak Bankası’na yeniden göndereceklerini söylemiştik.

BELGE İSTEMEK ABESLE İŞTİGAL

Bu anlamda açıklamalar konusunda Zeki Sayın’la aynı yerdeyiz ama Zeki Sayın’dan ayrı düştüğümüz nokta şu: İtiraz dilekçelerinin ekinde mutlaka belge olması gerektiği konusunda kanunda bir ibare var, Zeki bey de bu konuda diretiyor. Ancak ne yazık ki bu belgeleri saklama yükümlülüğü olan Emlak Bankası’nda bu belgeler yok. Bu belgeleri saklama yükümlülüğü olan kamu kurumları da, bu belgeleri saklama yükümlülüğü olan işverenlerde de bu belgeler yok. Belgeleri saklama yükümlülüğü olmayan, hatta ömrü boyunca bu belgeleri görmeyen kişilerden dilekçelerinin ekinde belge istemenin “abesle iştigal” olduğunu düşünüyorum. Çünkü vatandaşlar ’le ilgili belge tutmak zorunda değillerdi. Bu belgeler onların eline hiç geçmedi, bu belgeleri saklama gibi bir yükümlülükleri de yoktu. Üstelik 1987 yılından, yani 21 yıl öncesinden söz ediyoruz. Saklama yükümlülüğü olsa bile özel sektör için 10 yıllık süre vardı. Kamu için 95 yıl vardı. Kamu kumları 95 yıl saklamaları gereken belgeleri süreyi boşverip nasıl yaktılarsa, özel sektörün de elindeki belgeleri 10 yıl saklama yükümlülüğü vardı. Ama ortada belgeler yok. Bu nedenle gerek kamu kurumlarında çalışanlar gerek özel sektörde çalışanların dilekçelerinin ekinde belgeleri olmasa bile mutlaka 28 Ekim 2008 gününe kadar, gerek Kurumu’na gerekse kamu kurum ve kuruluşlarına itiraz yapmalarında fayda var. Kamu kurum ve kuruluşlarıyla, kurumları da takip eden iki ay içinde 28 Aralık 2008 gününe kadar, yeni listeleri oluşturup, eksiklikleri Emlak Bankası A.Ş’ye bildirecekler. Emlak Bankası A.Ş de Ziraat Bankası’na talimat verip ikinci listedeki paraların ödenmesini talep edecek. Benim tahminime göre yaklaşık 5 milyon kişinin rakamları ya eksik, ya da hiç yok.”

KURDUĞU DERNEKLE MESLEK SAHİBİ YAPACAK

Tezel, geçen hafta kurdukları Müşavirleri Derneği ile kamuoyundaki kafa karışıklıklarını gidermek için danışmanlık yapacaklarını, bilgi edinme yollarını açmak için çalışacaklarını söyledi.
Tezel şunları kaydetti: “Kamuoyunda müşavirliği yeni bir meslek. Bu konuda ihtiyaç da oluşmuş durumda. Çünkü kanunlarımız çok sık değişiyor, yeni bir reform yaşıyoruz ve herkesin kafası karışık ve bilgi edinme yolu da hemen hemen yok gibi. Bu bilgi edinme yollarını yeniden yaratabilmek ve doğru bilgiler vermek amacıyla, daha önce Kurumu’nda müfettişlik, uzmanlık yapmış veya piyasada bu konuda bilgisi olan kişileri örgütleyerek Müşavirleri Derneği’ni geçen hafta kurduk. Kurduğumuz dernek ile müşavirliğini bir meslek haline getirmek amacındayız. Gerek kamu kurum ve kuruluşlarında gerek kurumunda gerekse işverenler nezdinde, onların mevzuatı kapsamında doğru iş ve işlemler yapması konusunda danışmanlık ve yol gösterme faaliyetlerimiz olacak. Şu anda “sgmd.org” web sayfamız yapım aşamasında. Bir-iki hafta içinde tamamlanacak.

Vatandaşlar bize site üzerinden ulaşabilecekleri gibi derneğimize bizzat gelerek yardım isteyebilirler. Biz de onlara gerek ücret mukabili, gerekse ücretsiz olarak yardımımızı yapacağız. Müşavirleri Derneği gibi bir derneğe ülkenin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu ülkede haklarına sahip olmayan milyonlarca kişi olduğu gibi, böyle bir mesleği hak edebilecek çok sayıda genç var.

EMEKLİLER NASIL ALABİLİR?

Tezel, emeklilerin alabilmelerine ilişkin şunları söyledi: “ Yardımı, evi olmayan vatandaşları ev sahibi yapmak amacıyla çıkarılmıştı. Bu anlamda bağımsız konutu olan, yani üzerinde tapusu olan ailelere parası emekliler için -çalışanlar için değil ama- verilmedi. Emekliler için şöyle söyleyebiliriz: 1987-1995 yıllarının tamamında veya bir kısmında gerek SSK emeklisi, gerekse Sandığı emeklisi ise ve kendi adına bağımsız konutu yok ise, bu kişilere oldukları kurumlar Emlak Bankası nezdinde açılan hesaba her ay ödemesini yaptılar. Burada maaştan bir kesinti olmadığı için çoğu emeklimiz ödemesinden haberdar bile olmadı. Bu nedenle adlarına para çıkan emekliler şu anda tereddüt geçiriyorlar “Bu para bizim mi, değil mi? Bu parayı çekersem daha sonra faiziyle benden geri alırlar mı?” diye tereddüt yaşıyorlar. Bu konuda bana da binlerce mesaj geliyor: “Biz bu parayı çekelim mi, bir yanlışlık mı var?” diye soruyorlar.”

Tezel, bir örnek üzerinden emeklilerin alacakları konusuna açıklık getirdi.
ÖRNEK: 1960’da olan, üstüne tapulu bağımsız konutu bulunmayan ve o dönemde (1987-95) sağ.

1987-1995 arasında, bu dönemin tamamında veya bir kısmında sağ olması gerekiyor. Çünkü bu yetimlere ve dullara verilmedi. Emeklilerin bizzat kendilerine verildi. Örneğimizden yola çıkalım: 1960 yılında olmuş ama 1987 ile 95 yılları arasında en az bir ay yaşamış olan bir için de parası var. Bu şu an sağ ise gidip parasını kendisi alabilir. Sağ değilse, ölüm ilamı denilen ve mirasçıların listeleri ve oranını belirten ilam ile birlikte Ziraat Bankası’na gidip paralarını alabilirler. Yani 1987-1995’in tamamında veya bir kısmında olarak geçirilmiş bir dönem olacak ve kişinin kendi adına bağımsız konutu olmayacak.

SSK, BAĞ-KUR, EMEKLİ SANDIĞI GÜVENLİK KURUMU ADI ALTINDA BİRLEŞTİ. HERKES İTİRAZINI SGK’YA YAPSIN

Tezel, ’de hak ettiği miktarı alamayan ya da adı listelerde yer almayanların itirazlarını yapacakları yer konusunda da şu uyarıyı yaptı: “O dönemde (1987-1995) emeklilerden tapuları olup olmadığı konusunda beyan istendi. O dönemde beyan vermemiş olanların için de ’in çıkmaması ihtimali var. ’in çıkmamış olması, adlarına alacağının olmadığı anlamına gelmez. onların hakları. Ama zamanında irade beyanında bulunmamışlar ve “Benim bağımsız konutum yok, bana da verin” diye açıklamada bulunmamışlarsa, bu kişiler de itiraz etsinler. Çünkü 1987-1995 arasında olmuş ve bağımsız konutu olmayanlara ödeneceği 3320 sayılı kanunda açık ve net olarak yazıyor. 28 Ekim’e kadar bu emekliler, vefat etmişse yakınları gerek SSK’ya gerekse Sandığı’na diyorum ama, SSK, Bağ-Kur ve Sandığı Kurumu adı altında birleşti. Bu nedenle herkes ve emeklilerin tamamı Kurumu’na itiraz etmeli.

Konuyu Paylaş
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google
  • De.lirio.us
  • Furl
  • Live
  • Technorati
  • Spurl
  • co.mments
  • E-mail this story to a friend!
  • LinkArena
  • Print this article!
  • Webnews.de
  • Fark
  • Ma.gnolia
  • Propeller
  • Reddit
  • StumbleUpon

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR

Yorum Yazın

Sitemap Sitemap1 Forum modifiyearaba metin2 hileleri Lida Çikolata bebek oyunları video izle sex shop erotik shop sohbet Prefabrik makro Web tasarım Web Stats