Konum > Anasayfa /

| Abone olun, haberiniz olsun RSS

Büyük Patlama Verileri Türkiye’de

23 Aralık 2008 | Yorum Yok | Kategori: Bilim ve Teknoloji | Yazan: DeLi eFo

ULAKBİM, 2003 yılında aldığı bir kararla, bilgisayarların hesaplama veri depolama kaynaklarını internet üzerinden paylaşmayı sağlayan ortak bilgisayar ağı da denilen “grid sistemi” çalışmalarına 128 işlemcili küme bilgisayar sistemini kurarak başladı. Bu sistem çok sayıda araştırmacının bilgisayar üzerinden aynı anda işlem yapabilmesine imkan tanıdı. Avrupa’daki grid projelerine de ortak olan ULAKBİM, son olarak CERN’deki deney verilerinin Türk araştırmacıların hizmetine sunulması çalışmalar yürüttü.
Bu çalışmalar sonucunda 10 Eylül 2008′de başlayan CERN deneylerinde ortaya çıkan verilerin bir kısmı düzenli olarak Avrupa’daki ortak bilgisayar ağı sistemi olan “Enabling Grids for E-sciencE (EGEE)” altyapısı üzerinden Ankara’daki Türkiye’nin ortak bilgisayar ağı TR-Grid Tier 2 veri merkezlerine akacak. Bu merkezlerde depolanacak veriler, Türkiye’de bulunan tüm araştırmacı akademisyenlerin kullanımına açık olacak.
CERN’deki deneylerde çalışan 50′nin üzerinde Türk fizikçinin TR-Grid kullanıcı kaydını yapan ULAKBİM, ayrıca CERN verilerine ulaşma bu veriler üzerinden çalışma yapma konusunda da araştırmacıları bilgilendirdi. ULAKBİM tarafından işletilen Ulusal Akademik Ağ (ULAKNET) üzerine konuşlandırılan Türkiye’nin ortak bilgisayar ağı “TR-Grid”in altyapısı, Avrupa Araştırma Ağı GEANT’a 5 Gbps hızla bağlı.
Tr-Grid’in fizik kullanıcıları arasında ODTÜ, Boğaziçi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Kafkas Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Dumlupınar Üniversitesi Teknik Üniversitesi’nden akademisyen öğrenciler bulunuyor.

Etiketler: , , , , , , , ,

Dünyanın Enleri (en büyük nehri,dağı,şelalesi,Çölü,mağarası,gölü,adası,en soğuk yeri)

16 Kasım 2008 | Yorum Yok | Kategori: Bilim ve Teknoloji | Yazan: admin

yüksek şelalesi: Angel-Venezuela–1.000 m.

: Nil-Afrika

yüksek dağı: Everest-Asya–8.848 m.

Devamını Okumak İçin Tıkla »»»

»

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

İri olan yerlerimi küçülteceğim

17 Ağustos 2008 | Yorum Yok | Kategori: Magazin & Müzik | Yazan: cezzaa

‘İri olan yerlerimi küçülteceğim’
ünlü güzel gazetecilerin sürekli ‘, !’ demesinden bıkmış…

Ünlü kraliçesi, TV programcısı Kim Kardashian, poposu dünya basınının her zaman ilgisini çekti. Hatrı sayılır bit hayran kitlesi bulan Kim, poposunu küçültme çalışmalarına başladığını doğruladı.

Devamını Okumak İçin Tıkla »»»

»

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Yeni sabit diskler geliyor.Çok küçük Beynin yarısı kadar

04 Temmuz 2008 | Yorum Yok | Kategori: Bilim ve Teknoloji | Yazan: admin

firması beynin yarısı kadar büyüklükte diskler üzerinde çalışıtığını açıkladı.Asıl soru beyni büyüklüğü ne ?

Katı depolama birimlerinin ucuzlamasını beklerken, 5 kapasiteli diskleri 2010 yılında piyasaya sürmek çalışmalarını hızlandırdı. CPP-GMR ile bir inç kare alana 1 veri sığdırabilen yoğunlukta geliştirilen diski tanıtan yetkilisi Yoshihiro Shiroishi, beyninin yaklaşık olarak 10 kapasitede olduğunu 2010′da iki ile beyni kadar kapasite sağlayabileceklerini kaydetti.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Paralel İşlem İçin Büyük Destek

04 Mayıs 2008 | Yorum Yok | Kategori: Bilim ve Teknoloji | Yazan: admin

2012 yılına kadar makul bir işlem programlama konusunda işe yarar gereçler ortaya koymak yola çıkan Stanford Üniversitesi’ne devlerden yağıyor.

Önde gelen çileri AMD, Nvidia Sun Microsystems olan, Stanford Üniversitesi çatısındaki Pervasive Parallelism Laboratuary, önemli bir göreve talip oldu. 2012 yılına kadar, bir farklı iş kullanılabilecek içerisinden çok çekirdekli işlemciler çok işlemcili sunucular gibi sistemlerde performans artırıcı yetenekler barındıran bir yazılım geliştirme seti sunmak. Bu şekilde, çok küçük ama fazla sayıda işlemciye sahip olan donanımlar (örneğin grafik kartlarındaki onlarca minik Stream işlemcisi) çok daha verimli biçimde işlemciler şeklinde çalışarak daha farklı işlemler işlem gücü sağlayabilecek.

kaynak:SDN

Etiketler: , , , ,

Bilinen en büyük deniz sürüngeni

27 Şubat 2008 | Yorum Yok | Kategori: Bilim ve Teknoloji | Yazan: admin

Norveçli adamları, Kuzey Buz Denizi’ndeki bir adada gün ışığına çıkardıkları ” canavarı” fosilinin sürüngenine ait olduğunu açıkladı.

Oslo Doğa Tarihi Müzesi yetkilileri, Svalbard adalarındaki Spitspergen’de 2006′da bulunan fosilin 150 milyon yaşında olduğunu Jurassik dönemi bu su canavarının adada bulunan 40 sürüngenine ait hazineden biri olarak görüldüğünü belirttiler.

Norveçli araştırmacılar, burnundan kuyruğuna 15 metreden uzun olan “The Monster” (Canavar) adı verilen türün, daha önce Avustralya’da bulunan “Kronozor” adı verilen şimdiye dek sürüngeninden yüzde 20 oranında daha uzun olduğunu bildirdiler.

Kazı direktörü Dr. Jorn Hurum, kazıda buldukları tüm kemikleri önceki gün birleştirdiklerini “gözlerine inanamadıklarını” belirterek, hayvanın sadece yüzgecinin 3 metre uzunluğunda olduğunu daha önce böyle bir şey görmediklerini kaydetti.

Norveçli araştırmacılar, yaptıkları araştırma sonucu, ellerindeki fosilin sürüngenine ait olduğunu belirlediklerini söylediler

Etiketler: , , , ,

Büyük Birader’den kaçış yok!

07 Şubat 2008 | Yorum Yok | Kategori: Bilim ve Teknoloji | Yazan: admin




Şirketler, RFID sayesinde ürünlerinin nereye gittiğini kolayca takip ederken, artık bize pek kaçacak yer kalmıyor.

Savaşları’ efekti iyi giderdi; ama ne yazık ki bu bir sinema perdesi değil, gazete sayfası… Önce bu coğrafya pek de uzak olmayan bir geleceğin, ABD içinse bugünün mütevazı bir tasvirini yapalım.

Satın aldığınız, giydiğiniz, bindiğiniz okuduğunuz her şeye antenli mikroçipler yerleştirilecek. Bu sayede üreticiler, ürünleri nereye giderse gitsin takip edebilecek ya da polis (!) aradığı kişinin izini kolayca sürebilecek.

Engin bir ”elektronik burun ağı”, halka açık her yerde antenli etiketleri tarayacak; bireyleri zevklerini tanımlayarak kişiye özel reklamlar üretecek. Dijital bir reklam panosunun önünden geçerken, monitöre sizin ilginizi çekebilecek ürünün reklamı yansıyacak.

Akıllı evlerde, duvarların, yerin, tavanın kullanılan cihazların içindeki algılayıcılar, eşyaların envanterini tutacak, yemek alışkanlığını kaydedecek, ecza dolabını takibe alacak. Tüm bunları yaparken, gizliden gizliye, özel yaşamınıza ait bilgileri pazarlamacılara, üreticilere bildirecek.

Bu bir -kurgu mu? Hayır, hiç değil. Objelerin insanların etiketlenmesini telsiz bir şekilde takip edilebilmesini sağlayan ”Radyo Frekans Kimlik Belirleme - Radio Frequency Identification” (RFID) teknolojisi şu anda ABD, İngiltere, Japonya bir Avrupa ülkesinde kullanılıyor. Bu teknolojinin mükemmelleştirilmesi üzerinde yoğun çalışmalar yürütülüyor, ki gözümüzü korkutan da bu zaten.

şirketleri, çok uluslu ortaklıkları, ürünleri üzerindeki antenli mikroçipler yani RFID sayesinde edindikleri bilgileri, satışları müşterileri hakkındaki incelemekle meşgul. elde ettikleri bu mikroçipler, otomobil anahtarlarında, lastiklerinde, şampuan şişelerinde, mağazalardaki elbiselerin etiketlerinde, kütüphanelerdeki kitaplarda bir kredi kartında bulunuyor.

Şirketler, RFID etiketlerinin mağaza tedarik işlemini kolaylaştırdığını, hırsızlığı engellediğini ürünlerin sahte değil gerçek olduğunu garanti ettiğini söylüyor. Bir mağazada alışveriş ettikten sonra RFID teknolojisine sahip kapıdan çıkarken, satın alınan ürünlerin otomatik olarak hesaplanıp bedelinin kredi kartınızdan otomatik olarak düşülmesi gibi fikirler de kasada geç sıkıcı dakikaların ortadan kalkması anlamına . Bu sistem ABD’de bir mağaza zincirinde başarıyla uygulanıyor.

Evde ise konfor aslında bir mağaza ya da satış noktası işlevi görüyor. RFID’li buzdolapları, son kullanma tarihi geç süt konusunda alarm verebiliyor, haftalık alışveriş listesini güncelleyebiliyor, hatta interaktif televizyonunuza sinyaller göndererek, sizin ilgilenebileceğiniz gıdaların, ürünlerin reklamlarının yayımlanmasını sağlayabiliyor.

Burnunu cüzdanıma sokma

Peki konfora konfor katan RFID teknolojisinin bireye ne zararı var? Şirketlerin elektronik burunlarını, ceplere, cüzdanlara, çantalara, mutfaklara hatta yatak odalarına, gece-gündüz fark etmeksizin sokabilmesine imkân tanıması RFID’in eleştirildiği önemli nokta. Associated Press’e konuşan Baltimore’daki danışmanlık şirketi FTI Consulting’in yöneticisi Mark Rasch şunları söylüyor: ”RFID dünyasında yetkisiz kişilerin sizin kim olduğunuzu, ne, nasıl nereden satın aldığınızı öğrenebilmesi çok kolay.”

ABD Adalet Bakanlığı’nın bilgisayar suçları biriminin eski başkanı olan Rasch, polisten, kimlik hırsızlarına, ”niyetli” her kişinin, kilitli otomobil bagajlarından, ev ofislerine istediği her yere bir göz atabileceği günlerin geleceğini düşünüyor. Tabii bu, toplanan verilerin, sizin kontrolünüz dışında başkaları tarafından kullanılabileceği anlamına da .

Anlattıklarıma mağazalarda, bankalarda her türlü işyerinde bulunan kapalı devre kamera sistemlerini (CCTV) de ekleyin. İngiltere’de tartışma konularından biri ülkeyi saran kameralar ağı. Yalnızca Londra’da 2 milyon CCTV kamera olduğu tahmin ediliyor. Yapılan hesaplar ortalama bir kişinin, günde 200 kez kameralara iz bıraktığını gösteriyor.

artık siz karar verin; ” ” gerçek mi oldu, yoksa tüm bunlar konforumuz mi?..
(Milliyet)

Etiketler: , , ,
Sitemap Sitemap1 Forum modifiyearaba metin2 hileleri Lida Çikolata bebek oyunları video izle sex shop erotik shop sohbet Prefabrik makro Web tasarım Web Stats