Konum > Anasayfa /

| Abone olun, haberiniz olsun RSS

Tecavüzcüsünü yakalattı

25 Ekim 2008 | Yorum Yok | Kategori: Genel | Yazan: admin

12 yaşındaki E.K. kendisine eden kişiyi yolda görünce babasına söyledi ve mahallelinin yardımıyla yakalattı. Geçen yıl hapisten çıkan 53 yaşındaki O.K.’nin sabıka dosyasının da kabarık olduğu ortaya çıktı..
Bir pazar günüydü. 12 yaşındaki kız çocuğu E.K. arkadaşlarıyla ekim ayında Ankara’nın yazı anımsatan sıcağında oyuna dalmış,

Devamını Okumak İçin Tıkla »»»

»

Etiketler: , , , , , , , ,

Türk doktor, 7 bilimsel çalışmayla dünya tıp literatürüne adını yazdırdı

27 Şubat 2008 | Yorum Yok | Kategori: Bilim ve Teknoloji | Yazan: admin

Uludağ Üniversitesi Fak. kalp-damar cerrahisi uzmanı Mert Yılmaz

Uludağ Üniversitesi Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Mert Yılmaz, çalışmasıyla girdi.

Devamını Okumak İçin Tıkla »»»

»

Etiketler: , , , , , , , , ,

Tıp

08 Şubat 2008 | Yorum Yok | Kategori: Bilim ve Teknoloji | Yazan: admin

, bilimleri dalı. İnsan sağlığının sürdürülmesi ya da bozulan sağlığın yeniden düzeltilmesi için uğraşan, hastalıklara tanı koyma, hastalıkları sağaltma (tedavi etme), ve hastalık ve yaralanmalardan korumaya yönelik çalışmalarda bulunan birçok alt bilim dalından oluşan disiplinlerin şemsiye adıdır. Hem bir bilgi alanı – vücut sistemlerinin ve bunların hastalıklarının ve tedavilerinin bilimi – hem de bu bilginin uygulandığı meslektir.

için kullanılan bir başka kelime de, bugün eskimiş olan, tababettir. Merriam-Webster tıbbı şöyle tanımlamıştır: “sağlığın korunması ve hastalığın giderilmesi, yatıştırılması veya önlenmesi ile ilgilenen bilim ve sanat (dalı)”(Merriam-Webster).

Genel olarak “

Çağdaş (biyo)tıpta, tıbbi bakım, tıbbi profesyoneller (hekimler) ve diğer profesyoneller, örneğin hekim asistanları, hemşireler ve eczacılar, sayesinde gerçekleşir. Tarihi olarak, sadece doktorasına sahip olan kişilerin tıbbı uyguladığı düşünülmüştür.

birçok alt dala sahip olduğu gibi, örneğin kardiyoloji veya nöroloji, farklı alanları da beraberinde bulundurur, örneğin kamu sağlığı.

sözcüğü aynı zamanda veterinerlik için de kullanılır, zaman zaman bu dala veteriner dendiği de olur. Veterinerlik insanlar dışındaki hayvan türlerinin sağlığıyla ilgilenen bilim dalıdır.

sistemleri

Tarih boyunca dünyanın farklı yerlerinde farklı tıbbi sistemler ortaya atılmıştır. Bugün çağdaş biyotıp büyük oranda dünyanın her yerinde etkin olan sistem olarak gözükse de, sosyal bilimciler tıbbi bir çoğulluk ve çoğulculuktan (tıbbî pluralizm – medical pluralism) söz etmektedir. Çok eski kökene sahip Ayurvedik , Geleneksel Çin tıbbı ve benzeri kompleks tıbbi sistemlerin yanı sıra, kabilelerde rastlanan daha basit tıbbi sistemler de bugün varlığını, biyotıpla birlikte, sürdürmektedir. sistemleri açısından çağdaş biyotıp gerek karakteristikleri gerek gösterdiği yayılım sebebiyle önemlidir. Zaman zaman Batı kaynaklı olduğu için bu tıbbi sistem ve geleneğe “Batı tıbbı” (Western medicine) dendiği de olmuşsa, özellikle sosyal bilimciler tarafından, bu terimin yerine “biyotıp” teriminin kullanılması tercih edilir. Bazen bu tıbbi gelenek için “ ” ve “Hippokratik ” deyimlerinin de kullanıldığı olur. Batı ülkelerinde de, çağdaş zamanda varlığını sürdüren, farklı kaynaklara sahip, çeşitli tıbbi gelenekler de vardır, örneğin naturapatik gibi. Bununla birlikte Batı’da modern çağda tekrar varlığını hissettiren bu gibi geleneklerin birçoğunun bir arka planı yoktur ve resmi anlamda durumları biyotıp kadar kesinleşmiş değildir.

sistemlerine ve bu sistemlerin karakteristiklerine dair özellikle bilimine dair sosyal çalışmalarda ve sosyal- disiplinlerinde (örneğin, tıbbî antropoloji veya tıbbî sosyoloji gibi) yer verilir. Bu çalışmalar sistemlerinin karakteristiklerinin yanı sıra sistemlerine genel bir bakış ve sınıflandırma amacı da güder. Örneğin, ünlü tıbbi antropolog Allan Young sistemlerini “içleyici sistemleri” (yani içeriye dönük) ve “dışlayıcı sistemleri” (yani dışa dönük) olarak ikiye ayırmış, içleyici sistemleri hastalık karşısında vücudun içine dönen ve ilgisini buraya yönlendiren, dışlayıcı sistemlerini ise hastalık karşısından vücudun dışına dönen ve vücut-dışındaki çevreye ilgisini yönlendiren sistemleri olarak tanımlamıştır(Young). İçleyici sistemlerinin genellikle daha kompleks sosyal ve politik arka plana sahip topluluklarda zamanla ortaya çıktığını, ana ilgisinin fizyolojik olduğunu belirtir. Buna göre ayurvedik veya çağdaş biyotıp içleyici sistemlerine örnek olarak verilebilir. Young’ın çalışmasına göre dışlayıcı sistemlerine, nispeten daha basit bir sosyal ve politik arka plana sahip topluluklarda rastlanır, ana ilgisi fizyolojik değil, etyolojiktir. Bu sistemlere Gnau topluluğunun geleneksel sistemi örnek olarak verilebilir.

tarihi
Ana madde: tarihi

Birçok kültürde tıbbın ilk hali bitkilerin (Herbalizm) ve hayvani bazı unsurların şifa amaçlı kullanılmasına dayanmıştır. Bu işlemler ve kavramlar genellikle, çeşitlilik gösteren farklı temellerde, ‘büyü’ ile ilişkilendirilmişti. Cansız nesnelerin de ruhları olduğuna inanılan animizm, ruh kavramına odaklanan ve tanrı veya ata ruhları gibi kavramlara dayanan spiritüliast (ruhçu) yaklaşımlar, belirli bireylerin değişik mistik güçlerle donanarak şifacı rolünü üstlendiği şamanizm gibi gelenekler bu tip ilişkilerin en sık rastlanan örneklerindendir. Bununla birlikte bu tip gelenekler ayrı ayrı değil, bir bütün halinde, ve sırf tıbbî bir anlamda değil, tıbbı da içine alan çok geniş bir inanç-kültür-gelenek bağlamında topluluklarda yer alabilmekteydi.

Her ne kadar ter toplumda veya tıbbî gelenekler ortaya çıkmış olsa da, sistematik bir biçimde gelişim gösteren ve bir ‘meslek’ olmaya doğru gelişen Mısır, Hindistan, Çin, Yunanistan ve İran başta olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkmıştır. Tıbba bakış, tıbbın uygulanışı ve tıbbın üzerine oturtulduğu kavramsal yapı her bölgede yoğun farklılıklar göstermektedir. Bazı bölgelerde binlerce yıldır uygulanan sistemleri bugün hâlâ biyotıbbın yanında kendine yer edinmektedir. Bugünün en yaygın tıbbî sistemi olan modern (biyo) büyük oranda 18. yüzyılın sonlarında Avrupa bazlı olarak gelişmiştir. 1900’lerin başında kliniksel tıbbın gelişiminin odağını oluşturan ülkeler İngiltere ve ABD olmuştur.

Yakın zamanda ikinci bir değişim ve gelişim evresinden geçen modern , bugün sıklıkla kanıt-bazlı (evidence-based medicine) olarak anılan akımla birlikte metodu ve küresel bilgi bilimini kullanarak belirli bir konu hakkındaki tüm kanıtı toparlayıp bundan standart protokollerin geliştirilmesi önem kazanmıştır. Bu bağlamda özelikle meta-analiz (meta-analysis) ve rasgele kontrollü deneyler (random controlled trial) önemlidir. Bununla birlikte, kanıt-bazlı tıbba da eleştiriler gelmiş özellikle kullandığı metotların çeşitli sınırlamaları ve olası kavramsal hataları öne sürülmüştür; örneğin bir meta-analizde sadece yayımlanmış makalelerin ‘kanıt’ olarak masaya yatırılacağı böylece negatif sonuçlar elde edilmiş, yani başarısızlığa uğramış, fakat doğru bir sonuca ulaşabilmek için önem taşıyabilecek yayımlanmamış makalelerin ‘kanıt’ içerisinde yer almamasının yaratacağı sistematik hatalar gibi.

Genetik ve moleküler biyolojideki gelişmeler sosyal açıdan tıpta farklı bir bakış açısının ve farklı akımların oluşmasını sağlarken, meslekî olarak da tıpta farklı etkileşimlere yol açmıştır.

Etiketler:
Sitemap Sitemap1 Forum plastik cerrahi Estetik modifiyearaba metin2 hileleri adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması mirc Çikolata bebek oyunları video izle Web Stats